Gönlümden Kopanlar

GÖÇ ÇOCUKLARI*

-Yalnızlığa adanmış bir yer yoktur yeryüzünde.  Ağaçta, ırmakta, kuşların cıvıltısında atalarımın kutsal ruhları vardır.-

(Bir Kızılderili reisinin Washington'daki

büyük başkana mektubundan)

          ***

Bir uzak asyalıydım ben

Güneş ülkemizin ölgün efendisi

Bütün mevsimler gülümserdi kadınlarımız

Fakir çadırlarımızın gün girmeyen penceresinden

Ve gün girmeyen penceresinden çadırlarımızın

Mahzun Yakut türküleri süzülürdü samanyoluna

Yıldızlar çocuklarımızla körebe oynardı

Ve biz daha bir çoğalırdık geceler uzadıkça

 

Yağmur sonu ikindilerde topal kamlar gelirdi

Gökyüzüne kurulurdu bastonunun saltanatı

Selenge bir deli taydı saçlarımca

Orhundan sular alırdım avuçlarıma

Akşamdır

Baykuş öter davul çalar

Bütün acun halaya durur

Gök o zaman gök olurdu

Ağaç o zaman yemişe dururdu

Ve o gece çocuk rüyaları tekmil denizlere dairdi

 

Ulu atalarımız vardı

Üç öğün soframıza konuklanırdı ruhları

Çocuklarımızın saçları o yüzden yumuşaktı

Atlarımız ondan bütün ilkyazlar doğururdu

Hun masalları anlatırlardı

Kayın ateşinin yarım aydınlık otağlarında

Motun Kürşad Manas olur her bir ışıltı

Her bir ışıltı göğe ağardı sonra

Kurganları yıldızlara bekletirdik o zaman

 

Güneşe kavuşurdu sular tan vakitlerinde

Doğuda ataların görklü deniz düşleri:

'Takı taluy takı müren'

Batıda çocukların sonsuz gökyüzü gülüşleri:

'Kün tuğ bolgıl kök kurikan'

Erir ceyhun buzulları kızgın toynaklarda

Taklamakan'da kutsal yağmurlar vardır

Asyanın yüreğinde Yesevî buyruğu:

Göç güneşe doğru

Göç denize doğru

Göç Rum'a doğru 

(Trabzon, Mayıs-Kasım 1993)

---------------------------------

*Türk Dili, Dil ve Edebiyat Dergisi, Ocak 1998, S. 553