Gönlümden Kopanlar

SARIKAMIŞ*

 -Şehadetlerinin 90. yılında Sarıkamış şehitlerine-

 

ben ahir zaman gezgini

dağ başlarında ateşler yaktım

uzak vadilerine baktım tarihin

sarıkamış dağlarında rüzgâr ağıtlar yakıyordu:

adı sanı bilinmeyen yiğitler üstüne

son defa şaha kalkan atlar üstüne

 

ateşler yaktım dağ başlarında

enverî bıyıklı askerler gördüm

hâkî kaputlarında uzak fırtınalar esiyordu

buz kesmiş nabızlarına inat

yüreklerinde kocaman ufuk haritaları

 

yatmış uzanmış aras'ın serinliğine biri

hazar'dan aral’dan hayaller devşirir 

biri türkü söyler kuzey rüzgarlarına karşı

birinin dudağında yarım kalmış tıbbiye marşı

 

orda, o tenha bilinen dağ başlarında

her dem karanfil şöleni vardır

kulak verin duyarsınız

düvel-i muazzama mutantan adımlarla hâlâ

inletir bütün rûy-ı zemini

sancaklar çözülür, alemler açılır

yedi iklim dört bucakta mehter-i hümayun duyulur

 

defterler bilmese de onların encâmını

buzdan yataklarının cennet saadetini

tarihler kaydetmese de

bütün gözlerin doğuyu baktığını

doksan bin nabzın aynı anda attığını

…ve bu dağlarda hâlâ sıcak kanlar aktığını

o kalın kitaplar yazmasa da

cennet kokuları yayılır her yağmur damlasında

 

işte bu dağ başında

onulmaz yaralar baş verir yüreğimde

yılgın düşler görürüm,

yorgun sulara yürürüm

neden sonra

arınırım, durulurum o sularda.

 

o sularla

sarıkamış dağlarında

bin yıllık heybetimi bürünürüm

 

*Türk Edebiyatı  Dergisi Sayı 411, Ocak 2008, s. 23'te yayımlanmıştır.