Haberler

 

 

“MUĞLA TÜRKOLOJİ GÜNLERİ - III” ÇALIŞTAYI SONUÇ BİLDİRİSİ

 

    Muğla Üniversitesi ve Türk Dil Kurumu iş birliği ile düzenlenen “Muğla Türkoloji Günleri - III” adlı çalıştay 25-29 Ağustos 2008 tarihleri arasında Muğla Üniversitesinde amacına uygun olarak başarıyla gerçekleştirilmiş ve verimli sonuçlara ulaşılmıştır. Çalıştay katılımcıları, aşağıdaki sonuç bildirisinin kamuoyuna duyurulmasını kararlaştırmışlardır

 

 Türklük bilgisi olarak da adlandırılan Türkoloji, değişik coğrafyalarda yaşayan Türkleri, her yönden inceleyen bilim dalının adıdır. Bu alan, Türkiye için en önemli bilim dallarından biridir. Ne yazık ki, araştırma ve derlemelerde resmî ve özel kuruluşların yeterli maddî ve manevî desteği sağlamaması yüzünden, yapılan çalışmalar istenilen düzeyde değildir. Oysa Türkoloji araştırmaları, Türkiye’de insana dayalı birçok sorunun çözümüne ve Türkiye-Türk dünyası ilişkilerinin gelişimine çok büyük katkılarda bulunabilir.

 

Türkiye’de Türk Dili ve Edebiyatı, Çağdaş Türk Lehçeleri, Türkçe Öğretmenliği, Halk Bilimi, Tarih, Sanat Tarihi vb. Türkoloji bölümlerine olan ilgi, mezunlarının çalışabileceği iş imkânlarının sınırlı olması yüzünden her geçen yıl azalmaktadır. Bu durum, ileride ülkemiz ve kültürümüz için giderilmesi mümkün olmayacak zararların ortaya çıkmasına yol açabilir. Bu nedenle şimdiden gerekli önlemler alınmalı; üniversitelerin ilgili bölümleri, burslar, projeler vb. ile desteklenmelidir.

Öte yandan, güzel Türkçemiz, çeşitli nedenlerle yaşadığı yozlaşma, yabancılaşma ve terimlerde ortak kullanım sağlanamaması yüzünden bilim dili olma özelliğini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Gittikçe artan yabancı dillerin baskısına karşı, önlemlerin alınması gerekir. Ancak, bu konuda duyarsız davranılması, Türkçenin ihmal edilerek çeşitli yollarla yabancı dille öğretimin tercih ve teşvik edilmesi üzüntüyle gözlenmektedir. Yüce Atatürk’ün; “Millî his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin millî ve zengin olması, millî hissin inkişafında başlıca müessirdir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil, şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.” sözleri, herkese ışık tutmalı, yol göstermelidir.

Toplumun dil bilincinin gelişmesinde kitle iletişim araçlarının çok büyük payı bulunmaktadır. Yayınlarda doğru, güzel Türkçe kullanılması durumunda toplumumuzda da doğru ve güzel Türkçe yaygınlaşacaktır. Bu bakımdan yayıncı kuruluşların yayınlarında Türkçe konusunda daha duyarlı davranmalarını bekliyoruz.

Çalıştayda, iş yeri ve ürün adlarında yaşanan yabancılaşma karşısında ilgili kurum, kuruluşların ve en önemlisi de toplumun yeterli duyarlılığı göstermesinin gerekli olduğu vurgulanmıştır.

Türkiye Türkçesinin önemli zenginlik kaynaklarından olan ağızlar, iletişim araçları ve kentleşmenin etkisiyle yok olmaya yüz tutmuştur. Bu bakımdan ağız araştırmalarına gerekli ağırlık verilmeli, Türkiye ağız atlasının tamamlanması sağlanmalıdır.

Türkçenin dünya dili olarak daha çok yaygınlaşması açısından üniversitelerimize, kurumlarımıza, kuruluşlarımıza önemli görevler düşmektedir. Türk dünyasında tek iletişim dili olarak Türkçenin benimsenmesi için yürütülen çalışmaların, belirli bir düzen ve iş birliği içerisinde gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

Yeni binyılda Türkçenin bilim, edebiyat, kültür, eğitim-öğretim ve ortak iletişim dili olarak daha da yaygınlaşıp dünya dili olması yolunda alacağı mesafe, bugünden yapılacak çalışmalara bağlıdır. Bu yolda başta üniversiteler, kurumlar ve kuruluşlar olmak üzere herkesi göreve çağırıyor, Türkçe konusunda daha duyarlı ve özenli davranılmasını diliyoruz.

 

 

Katılımcılar toplu hâlde. 27.08.2008