TÜRK DÜNYASI ORTAK EDEBİYATI *
Yağmur: Türk Dünyası kavramını ve buna bağlı olarak Türk Dünyası edebiyatları
kavramlarını nasıl tanımlarsınız?
Ali Akar: “Türk Dünyası” kavramı, siyasî, tarihi, kültürel ve ekonomik boyutları olan ve bu boyutlarla düşünülmesi, mütalâa edilmesi gereken bir kavramdır. İşin edebî ve kültürel boyutu ise daha çok arka planlarıyla ele alınması gereken önemli bir nokta. “Edebiyat”, malzemesi “dil”e dayanan bir müessese. Hal böyle olunca, “Türk Dünyası Edebiyatları” kavramı da Türk dili ile yaratılan edebiyatlardır, diyebiliriz. (devamı için tıklayınız)
TÜRKÇE VE TÜRK DÜNYASI*
Yağmur: Türk dilinin en büyük problemlerini anlatabilir misiniz?
Ali Akar: Bence “Problem”leri Türkçede değil, Türkçeyi anadili olarak kullanan insanların dillerine hoyratça davranmalarında aramak lazımdır. Türk aydını, hem Selçuklu ve Osmanlı çağlarında, hem de Cumhuriyet döneminde diline gereken önemi, özeni göstermiş değildir. Atatürk dönemi hariç tutulursa, Türk aydını ve siyasetçisi, ‘dil’i milli birliğin bir simgesi olmaktan çok siyasi çekişmelerin arenası olarak görmüştür ne yazık ki. (devamı için tıklayınız)
|
DİL, MİLLET HAYATININ EN ÖNEMLİ KÜLTÜR KODUDUR* TASA [T]: Sayın Akar, öncelikle bize kendinizi tanıtır mısınız? Ali AKAR [AA]: Ben 1965 yılında Sivas’ta doğdum. Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümünü bitirdikten sonra bir buçuk yıl orta öğretim kurumlarında öğretmenlik yaptım. 1990 yılında mezun olduğum Bölüme Türk Dili |
asistanı olarak girdim. 1997 yılında İstanbul Üniversitesi’nde Eski Türk Dili alanında doktora çalışmamı bitirerek “Türk Dili Bilim Doktoru” unvanını aldım. Aynı yıl Muğla Üniversitesi’ne geçiş yaparak burada bilimsel ve akademik çalışmalarımı yürüttüm. 2006 yılında Yeni Türk Dili alanında Doçent oldum.Evli ve iki çocuk babasıyım.(