Türkmen Türkleri
Oğuz gruplarından biri de Türkmenlerdir. Türkmenler, bugün başta Türkmenistan ve İran olmak üzere çeşitli bölgelerde yaşamaktadır. Türkmenistan, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri içerisinde, halkı Oğuz kökenli tek devlettir. 448 bin km2 alanda yaklaşık 4.5 milyon (1991 sayımlarına göre) Türkmen yaşamaktadır.
Türkmenistan’a Türkler 5. yüzyıldan itibaren yerleşmeye başlamışlardır. 10. yüzyıldan sonra Selçuk Bey’in önderliğinde İran, Suriye ve Anadolu’ya yönelerek Selçuklu ve Osmanlı Devletlerini kurmuşlardır. Batı Türkistan’da kalan Türkmenler ise Karluk ve Kıpçak Türkleri ile birlikte yaşamışlardır. Bu yüzden Türkmencede bu lehçelerden önemli miktarda alıntılar bulunmaktadır.
1220 yılında Celaleddin Harzemşah’ı mağlup ederek Harezm bölgesini işgal eden Moğollar, maiyetlerinde birçok Türk ve Moğol unsuru da getirirler. Buraya yerleşen İlhanlılar ve Çağataylar uzun yıllar boyunca Türkmenler üzerinde hakimiyet kurarlar. Bu devletlerin zayıflaması ile Türkmenler kendi boyları üzerinde egemenliklerini yeniden kurmaya başlarlar.
1370 yılında kurulan Temürlüler, Batı Türkistan’ı da kontrol altına aldılar. Temürlüler zamanında Türkmen ülkesi gerek kültürel gerekse ekonomik alanda önemli gelişmeler göstermiştir. Türkmenler Temür’ün ordusunda asker olarak görev almışlar, Yomut, Teke, Ersarı gibi pek çok Türkmen boyu İran, Azerbaycan, Suriye ve Anadolu’ya gelip yerleşmişlerdir. Çeşitli Türkmen boylarına mensup gruplar, birleşerek Karakoyunlu ve Akkoyunlu devletlerini kurarak Doğu Anadolu’da ve İran’da yaklaşık iki yüzyıl etkili olurlar. Karakoyunlulardan Şah İsmail Sahevî, İran’da Sahavîler Devleti’ni kurar.
511 yılında Türkmenler ve Harezm Özbekleri Sahavîlere karşı ayaklanırlar. Özbek Şeybanîlerden İlbars’ı han seçerek Hive hanlığını kurarlar. Özellikle Moğol Kalmukların zaman zaman yaptıkları akınlar yüzünden zayıflar. Ayrıca, başkent Ürgenç’i besleyen Ceyhun (Amu Derya)un kollarından Özbey nehri kuruyunca 1615 yılında Hive başkent olarak tayin edilir. 1663 yılında başa Ebu’l-Gazi Bahadır Han’ın oğlu Anuşa geçince hanlık güçlenir. 1687de Özbek Hanı Harezm’i işgal eder ve Şah Niyaz Ağa’yı bölgeye vali olarak tayin eder. Özbek Buhara Hanlığının bölgeyi işgal etmesi ile Türkmenler Astrahan, Stavropol’a göçerler. Türkmenlerin bir bölümü de İran’a yönelerek Sahevî Hükümdarı Nadir Şah’ın hükümranlığı altına girerler.
Deli Petro’dan beri Türk ülkelerini üzerinde işgal planları yapan Ruslar, bu düşüncelerini 17. yüzyılın sonlarından itibaren uygulamaya geçirmişlerdir. Önce Başkurt ve Tatarları birbirlerine düşürmüşler, daha sonra, yıllarca kendi aralarında savaşarak iyice zayıflamış Kazak ve Türkmen topraklarına göz koymuşlardır. Ruslar Yayık (Ural) nehri kenarında Orenburg kalesi kurarak Türkistan’ı çevreleyecek askerî lojistik ve savunma mevzisi oluştururlar. Yayık ırmağının doğusunda yaşayan Kazak hanları Küçük Orda Hanı, Ebul Hayr Han, uzun yıllar Kalmuk saldırıları ile yıprandıkları için Ruslarla uzun süreli bir mücadeleyi göze alamazlar ve hanları kendi soylarından gelmek koşulu ile 1731’de Rus egemenliğini kabul ederler. Ancak bu bağlılık uzun sürmez ve çeşitli Kazak boyları Ruslara karşı baş kaldırırlar. Bu arada kendi, Özbekler, Kazaklar ve Türkmenler kendi aralarında sonu gelmek bilmeyen birçok mücadeleler yaparlar. Bunda, Rusların kışkırtması kadar, boy halinde yaşamaktan gelen üstünlük kurma düşüncesi de büyük rol oynamıştır.
Ruslar, 1839’da Türkmen topraklarını işgal ederler, fakat Türkmenler bunları Üst Yurt bölgesinde bozguna uğratırlar. 1869 yılında Hazar kıyısındaki Kızıl Su’yu ele geçirerek burada bir kale yaparlar. Aynı yıllarda Semerkand, Taşkent ve Buhara Ruslar istilasına uğrar. Ruslar, burada Türkistan Genel Valiliği adıyla bir yönetim oluştururlar. Bundan sonra Türkmenlerin ve diğer Türkistan Türklerinin Ruslarla sürekli mücadelelerine şahit oluruz.
1873’te Ruslar Hive ve Gazavat bölgesine girerek katliam yaparlar ve Ahal bölgesine doğru ilerlerler. Türkmen Hanı Berdi Murad Han, Göktepe kalesini güçlendirerek burasını Ruslara karşı savunma için hazırlar. Ertesi yıl büyük bir Rus ordusu Göktepe’yi kuşatır. Günlerce top ateşi altında kalan kalenin duvarları tahrip olur. Aşgabat’a çekilmek isteyen binlerce kadın, çocuk ve ihtiyar katledilir. Bu savaşta 20 bin Türkmen şehit olur. Ruslar 18
Ocak 1881 günü Aşkabat’ı işgal ederler. Türkmen beyleri, savunamayacaklarını düşündükleri Merv şehrini de 1884’de Ruslara teslim ederler.
Bütün Türkistan’da Rus egemenliğine karşı yer yer ayaklanmalar olur. Ancak kendi aralarındaki çekişmeler, düzenli ordularının bulunmaması, Rusların güçlü ve kararlı politikaları karşısında politika üretememeleri Türkistan’ın Rusların kontrolüne geçmesine sebep olur.
1917 Ekim devrimi ile Sovyetlerdeki Türk halkları umutlanırlar. Eşitlik, halkların sosyal ve kültürel haklarının teslim edilmesi, ekonomik gelişme gibi söylemlerle umutlanırlar. Fakat bir süre sonra Komünist idarenin de Rus çıkarlarına hizmet ettiği anlaşılır.
Türkmenistan, Sovyetler Birliği’nin 1989’da dağılmasından sonra, 27 Ekim 1991’de bağımsızlığını kazanır.